Feeds:
Posts
Comments

Archive for March, 2009

Alışkanlıklarımdan Vazgeçiyorum Sanırım.

Merhabalar;

Başlıktada belirttiğim gibi alışkanlıklarımdan yavaş yavaş vazgeçiyorum. Windows artık benim için yavaş yavaş tarih oluyor. Tabi çalıştığım firmadaki bilgisayarımda windows olduğunu saymaz isek. 🙂 Bu kafama nerden esti diye düşündüğüm zaman vistayı laptopuma tekrar kurduğumda, yalın kurulumun yaklaşık 10 gb civarı ve hiç bir program çalışmaz iken sadece sistem gereksinimi için kullanılan en düşük ram miktarını 300-400 mb civarı olduğunu gördüm. Sadece şirket ile kalmayıp evde de farklı yazılım dilleri ile uğraşan bir kişi için .net veya java ile ilgili idelerde açıldığı zaman bu miktarlar bir hayli artıyor. Herşeyi göz önüne alarak linux kurmaya karar verdim. İyikide bu kararı vermişim diyorum şimdi.

Linux bildiğiniz gibi farklı dağıtımları olan bir işletim sistemi. Bende önce hangi dağıtımı kullanacağım konusunda başlarda kararsızdım. Epeyce araştırdım bu konuyu. En sonunda kararımı Tübitak’a ait ülkemizde yazılan ve kurulumu kullanımı çok kolay olan pardustan yana kullandım. Eğer sisteminize bir linux işletim sistemi kuracaksanız, bu işletim sistemini ne olarak kullanmak istediğinize karar vermeniz gerekmektedir. Yani sisteminiz bir sunucu mu olacak, yoksa masaüstü mü? (oyun, ofis programları, internet, vs..) Yani günlük kullanım ihtiyaçları için mi kullanacaksınız? Ben yenilikçi olmamdan dolayı günlük ihtiyaçlarım için kurdum. Bir miktarda windows için yer ayırıp vista kurulumu yaptım. Vista kullanıyormuyum derseniz, tabii ki hayır. 🙂 Linuxun masaüstü platformlarda kendine göre eksikleri mevcut bulunmakta. Eğer ben windows oyunlarımdan vazgeçemem, illaki windows programlarını kullanacağım diyorsanız benden tavsiye hiç bu işe bulaşmayın. Linux kullanmak için birazda kolay vazgeçmemek gerekiyor. bazı inatçı ayarları sizi çıldırtabiliyor. Pardusa bir netbeans kurabilmek için tam 2 gün uğraştım fakat sonunda galip gelen taraf ben oldum. Eksiklerine rağmen linuxu gerçekten çok sevdim eğer yeniliklere açık biriyseniz şiddetle tavsiye ederim.

Pardus kurulumundan önce dünyada en fazla dağıtım olduğu söylenen ubuntuyu kurmak istemiştim. Pardus, ubuntuya göre daha yeni bir oluşum, hala bir çok eksiği var fakat devamlı geliştirilen bir sistem ve bir çok yönden diğer dağıtımlardan kanımca daha iyi ve daha da iyi olcak. Geçenlerde ozguryazilim.com’da okuduğum bir habere göre kubuntu bundan sonra çıkaracağı sürümünde, pardus ağ yapılandırma programını kullanmak istemiş. Türk yazılım geliştiricileri için büyük bir başarı. Umuyorum bu başarılar devam eder. Ubuntu kuramamamın sebebi ise x-server çalışması sırasında ati radeon hd 2400 ekran kartımı ayarlayamaması yüzünden gnome masaüstü başlayamamıştı. xorg.conf dosyasında ayarlar yapmama rağmen çalıştırmayı bir türlü başaramadım. Kendimi hafiften beceriksiz görmüyor değilim. 🙂 Fakat pardusta böyle bir problem yok çalışan cd’de kurulan cd’de sorunsuz bir şekilde tıkır tıkır (tabiri caiz ise rolex marka saat gibi 🙂 ) çalışıyor.

Görsellik konusunda ise linux, windowsu epeyce bir sollamış. Benim gibi yenilikçi kişiler için bu çok güzel bir haber. Windowsda sadece alt+tab ve bir kaç efekt varken linuxde geniş bir görsellik arşivi bulunmakta. Bu sayede bilgisayarınızı şölen alanına çevirebiliyorsunuz. Aşağıdaki videoyu yazıyı yazarken ekledim, eklemeden önce bir izliyim dedim. Görmediğim ve hiç kullanmadığım pluginler bulunmakta. 🙂

Yazılımcılar için ise C/C++ programlama diline hakim olmak isteyen kişiler için linux bulunmaz bir nimet. Sınırsız açık kaynak proje bulunmakta.  Ayrıca pyton, c/c++, java dilleri için gerekli idelerini pisi’den yani paket yöneticisinden rahatlıkla yükleyebiliyorsunuz. İlerki yazılarımda netbeans kurmayı anlatmayı düşünüyorum. Paket yöneticisinde maalesef netbeans bulunmamakta, fakat eclipse idesi mevcuttur. Pluginlerini yüklediniz mi eclipse de tadından yinmez. 🙂

Yardım edebilceğim konularda ve fikir alışverişlerinde yorumlardan irtibata geçebilirim. Özgürlük sizlerle olsun.

Sevgilerle…

Advertisements

Read Full Post »

Blog sayfası ile merhaba demek…

Merhabalar;

Bugün düşündüm ve kendime bir blog sayfası açmaya karar verdim.  Bu benim için yeni bir dünyaydı. Hani bir programlama diline başlarken hepimizin ilk yaptığı şey ekrana hello world yazdırmaktır ya, şu an yazdığım yazınında aslında o tarz bir amacı var. 🙂 Bir deneme yapıyorum. Kısaca kendimden bahsedeyim;

Adım Ömer Engin ÖZ. 1986, İzmir doğumluyum. Lise eğitimini İzmir Mimar Sinan T.L. , üniversite eğitimimi Dokuz Eylül Bilgisayar Teknolojileri ve Programlama bölümünde aldım. Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümünde halen daha öğrenimime devam etmekteyim. Bir firmada yazılım uzmanı olarak görev yapıyorum.

Kendime blog açmaktaki amacım;

Türkiye’de kaliteli, teknik bilgi içeren makaleler bulmak epeyce zorlaştı. Bende uğraşmak istediğim veya aktif olarak uğraştığım bazı konularda bilgi ve deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Mutlaka eksik , yanlış yazılarım veya yazılarım yerine bildiğiniz daha pratik yöntemler olacaktır. Lütfen yöntemleri eleştirmekten veya tartışmaktan çekinmeyiniz… Amacım daha kaliteli bilgiler paylaşmak ve sizden gelecek kaliteleli bilgilerlede kendimi geliştirmek. (Unutmayalım ki, bilgi paylaştıkça çoğalır.) Bu amacım dorultusunda bir gün dinlediğim bir konuşma beni çok etkilemişti. Bu konuşma Apple CEO’su Steve Jobs’a aitti. Stanford üniversitesi mevzuniyet töreninde  ‘Stay Hungry, Stay Foolish!!!’ yani aç kal, budala kal diyerek Apple’ın nasıl bu kadar büyük bir firma olduğunu anlatıyordu. 

Bende Steve Jobs’ın konuşmasındaki gibi, bilgiye aç, farklı şeyleri deneyecek kadar budala  kalmaya çalışıyorum. Umarım bu konuda devamlı bir başarı sağlayabilirim. Bu konuşmaya ait videoyu aşağıda izleyebilirsiniz.

Aç ve budala kalmanız dileğimle…

Read Full Post »